DOLAR: 3.86 TL
EURO: 4.55 TL

MÜ’MİN HESABI UNUTMADAN YAŞAR

1 yıl önce
MÜ’MİN HESABI UNUTMADAN YAŞAR için yorumlar kapalı
600 kez görüntülendi

MÜ’MİN HESABI UNUTMADAN YAŞAR

abdullahbuyukMÜ’MİN HESABI UNUTMADAN YAŞAR…

Abdullah Büyük/Yeni Vakit 21.10.2016 Cuma
İnsanlar ömürleri süresince mutlu ve sıkıntılı günler geçirirler. Bunlar hep birer imtihandır. Sıkıntılı günlerdeki imtihan ile rahatlık dönemindeki imtihanı karşılaştırırsak, rahatlıktaki imtihan daha zordur. Günümüz Müslümanlarının gafil olduğu en zor imtihan, rahatlık içindekilerin imtihanıdır. Ancak imtihanı başka yerlerde arayanların, içinde bulundukları imtihandan yüz akı ile çıkmaları zordur.
Çeşitli imtihanlara tabi tutulan ve hepsinden de başarı ile çıkan ilk Müslümanlar: Muhacir ve Ensar’dır. Bunlar İslam toplumunun ayakta kalmasına vesile olan direklerdir.
“İslâm’ı ilk önce kabul eden Muhacirler ve Ensar ile iyilikle onlara uyanlar var ya Allah onlardan razı olmuş onlar da ondan razı olmuşlardır. Allah onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.” (Tevbe, 100)
Bu ayette dikkatimizi çeken husus; birbirlerinden razı olan Allah (cc) ve Allah’ın kullarıdır.
Razı olma sebebi şudur:
Muhacir, Ensar ve onlara tabi olanlar, Allah’a itaat edip Peygamberin davetine uydukları için Allah onlardan razı olmuştur. İman ve Rasûlullah’a itaate karşılık onlara cennet ikram ettiği için onlar da Allah’tan razı oldular.
İbni Kesir bu ayetle ilgili şu yorumu yapıyor;
-“Allah, Muhacir ve Ensar’ın ileri gelenleri ve onlara uyanlardan razı olduğunu haber vermiştir. Onlara kızıp, sövenlere yazıklar olsun. Allah’ın razı olduğuna sövdüklerine göre, Kur’an’a iman nerede, onlar nerede?
“Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler vardır ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.” (Tevbe, 101)
Bu ayet Medine dışından şehre inen münafıklar ve Medine halkından nifakta ısrar eden, uzmanlaşmış münafıklardan bahseder. Yani münafıklıkta ihtisası olanlardan. Bunlar münafıklıkta öyle mesafe kat etmişlerdir ki, vahiy olmadığı müddetçe bu nifak ehlini Peygamberimiz de bilememiştir. Kendilerini gizleyebilmişlerdir. Peygamberimizin yaşamış olduğu o dönemde 300’e yakın münafık olduğu söylenir. Profesyonel münafıklar için iki kez azap tattırılır.
Birincisi: Dünyadadır ki ölmeden evvel rezil olmalarıdır.
İkincisi: Kabir ve cehennem azabıdır.
Münafıklar; dünyada, kabir ve kıyamet hayatında rezil olacaklardır.
“Diğer bir kısmı ise günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amel ile kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki, Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.” (Tevbe, 102)
İtiraf: Bir şeyi bilerek ve mahiyetini anlayarak kabul etmektir. İnsan bir suç işleyince aslı olmayan mazeretler ileri sürmemelidir. Yapılan işin kötü olduğunu anlamalı, kabul etmeli ve pişman olmalıdır. Bunun için; iyilik ve kötülük yapan, kötülüğünden pişman olup doğru söyleyenlerin itirafı geçerlidir.
Geliniz şu ayetle yazımızı bitirelim, ama dikkatlice okuyup üzerinde düşünelim.
“De ki: Dilediğinizi yapın. Çünkü Allah da Rasûlü de, mü’minler de işlerinizi görecektir. Sonra gizliyi ve aşikârı bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O, size, yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir.” (Tevbe, 105)
Rabbimizin huzurunda vereceğimiz hesabı bir an bile unutmadan yaşamak duasıyla, Cumanız mübarek olsun…

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.


Yukarı Çık